Ctrl + Alt + Deligation
Her Sorunun Bir Alt Kademeye Atıldığı Kurumsal Hayat
Dünyanın meşhur donanım şirketlerinden birinde Alt diye bir tuş çalışıyordu.
Kartvizitinde şöyle yazıyordu:
ALT
Kalite Müdürü
Quality Excellence & Strategic Continuous Improvement Manager
Kartvizitin arkasında ne yaptığı yazmıyordu.
Çünkü şirketin matbaa bütçesi sınırlıydı.
Alt’ın görevi kaliteyi yönetmekti.
En azından organizasyon şemasında öyle görünüyordu.
Gerçek hayatta ise Alt’ın en gelişmiş yönetsel yeteneği, kendisine verilen işleri başkalarının üzerine bırakmaktı.
Fakat burada Alt Hanım’a haksızlık etmeyelim.
Bunu bile tek başına yapamıyordu.
Bu yüzden şirketteki en yakın arkadaşlarından biri olan Tab ile birlikte çalışırdı.
Tab, Lojistik Müdürüydü.
Yanlış anlaşılmasın; her konuda iyi bir lojistikçi değildi.
Sevkiyat gecikebilirdi.
Tır bekleyebilirdi.
Malzeme yanlış depoya gidebilirdi.
Ama konu kendi sorumluluğunu başka birine aktarmaya geldiğinde Tab’ın lojistik kabiliyeti tartışılmazdı.
Alt Hanım’a bir problem gelirdi.
Alt, Tab’a bakardı.
Tab bir sonraki kişiye geçerdi.
Müşteri şikâyeti?
Tab.
Denetim uygunsuzluğu?
Tab.
Acil aksiyon?
Tab.
“Bu konu kimin sorumluluğunda?”
Bir kere daha Tab.
Tab fazla tıklandığında sürekli ileri giderdi.
Geride ne bıraktığıyla pek ilgilenmezdi.
Onun için önemli olan yükün artık kendi ekranında olmamasıydı.
---
Alt + Tab: Konuyu Değiştir
Alt ile Tab yan yana gelince şirketin en etkili yönetim fonksiyonlarından biri ortaya çıkardı:
Pencere değiştirmek.
Kalite mühendisi bir toplantıda:
“Bu müşteri şikâyetinin kapanması için proses değişikliği gerekiyor.”
derdi.
Alt Hanım Tab’a bakardı.
Tab saate bakardı.
“Çay?”
“Olur.”
Alt + Tab.
Pencere değişirdi.
Bir dakika önce müşteri şikâyeti konuşan iki müdür, beş dakika sonra ikinci el araba fiyatlarını tartışıyor olurdu.
Bazen ekipten biri arkalarından yetişirdi:
“Alt Hanım, proses değişikliği için onay gerekiyordu.”
Alt Hanım çayından bir yudum alırdı.
“Aman Ali Rıza Bey, tadımız kaçmasın.”
Böylece konu teknik olarak çözülmezdi.
Ama sosyal olarak kapanırdı.
Şirkette karar alma ihtimali yükseldikçe çay molası ihtimalinin de arttığı gözlemlenmişti.
Henüz akademik olarak doğrulanmamış kuvvetli bir korelasyondu.
---
Ctrl: Üretim Müdürü
Şirketin bir diğer önemli tuşu Ctrl idi.
Ctrl, Üretim Müdürüydü.
Kontrol etmeyi severdi.
Üretimi kontrol ederdi.
Operatörü kontrol ederdi.
Vardiyayı kontrol ederdi.
En çok da başkalarının yaptığı işi kontrol ederdi.
Favori sorusu:
“Bu neden daha önce görülmedi?”
idi.
İlginç olan, çoğu zaman kendisi de daha önce oradaydı.
Bir kalite mühendisi proses değişikliği önerdi.
Ctrl sordu:
“Risk analizi?”
“Hazır.”
“Deneme?”
“Hazır.”
“Kontrol planı?”
“Hazır.”
“Veri?”
“Hazır.”
Ctrl bir süre düşündü.
Sonra yönetsel kararını açıkladı:
“Biraz daha çalışalım.”
Karar verilmişti.
Karar:
Henüz karar vermemekti.
---
Deligation
Alt Hanım delegasyona çok önem verirdi.
Hatta kelimeyi kendine göre geliştirmişti:
Deligation.
Şirket içindeki anlamı kabaca şuydu:
Yöneticinin kendi sorumluluğundaki işi gerekli yetkiyi vermeden çalışanına bırakması; başarılı olursa liderlik başarısı, başarısız olursa çalışanın gelişim alanı sayılması.
Normal delegasyonda görevle birlikte belirli bir yetki de verilir.
Deligation’da ise sadece yük gönderilirdi.
Yetki yukarıda kalırdı.
Termin aşağı inerdi.
Risk aşağı inerdi.
Sorumluluk aşağı inerdi.
Başarı gerektiğinde tekrar yukarı çıkardı.
Alt Hanım bu konuda çok iyiydi.
Özellikle Tab sayesinde.
İşi devretmiyordu.
Sorumluluk sevkiyatı yaptırıyordu.
---
Alt Hanım Çok Baskı Altındaydı
Alt Hanım bunu sık söylerdi:
“Ben çok baskı altındayım.”
Teknik olarak doğruydu.
Sonuçta kendisi bir tuştu.
Fonksiyonlarının önemli kısmı üzerine basılınca çalışıyordu.
Fakat ekip zamanla bir şey fark etti:
Alt Hanım baskıyı absorbe etmiyordu.
Aşağı iletiyordu.
Üst yönetim:
“Müşteri şikâyetlerini azaltalım.”
Alt:
“Arkadaşlar, müşteri şikâyetlerini azaltmamız gerekiyor.”
Kalite mühendisi:
“Proses değişmeli.”
Ctrl:
“Üretimi riske atamayız.”
Kalite:
“O zaman şikâyet devam eder.”
Alt Hanım:
“Biraz daha çözüm odaklı olalım.”
Kalite:
“Çözüm zaten bu.”
Sessizlik.
Alt, Tab’a baktı.
Tab saate baktı.
Çay.
---
O Güzelim Lojistikçiler O Güzel Tırlara Binip Gittiler
Sonra şirket yeniden yapılanmaya gitti.
Yönetim sunumundaki adı:
Operational Excellence Transformation Journey.
Çalışanlar arasındaki adı:
Küçülme.
Lojistik operasyonlarının bir bölümü dış kaynağa verildi.
Tab’ın departmanı küçüldü.
Ve bir sabah...
O güzelim lojistikçiler o güzel tırlara binip gittiler.
Tab da gitti.
Zaten karakterine uygundu.
Fazla tıklanmıştı.
İleri gitmişti.
Geride bıraktıklarıyla ilgilenmedi.
Alt Hanım için ciddi bir sorun ortaya çıktı.
Artık sorumluluklarını sevk edecek lojistik altyapısı yoktu.
Çaya yalnız çıkınca da problemden kaçıyormuş gibi değil, gerçekten mola veriyormuş gibi görünüyordu.
Bu kabul edilebilir değildi.
---
Klavye Bozuldu
Tab’ın gitmesinden bir süre sonra şirketin işleri kötüleşti.
Müşteri şikâyetleri arttı.
Hurda yükseldi.
Projeler gecikti.
Denetim uygunsuzlukları çoğaldı.
Yönetim sonunda teknik teşhisi koydu:
Klavye düzgün çalışmıyordu.
Bir suçlu gerekiyordu.
Ctrl üretimi kontrol etti.
Makinalara baktı.
Operatörlere baktı.
Sonra Alt’a baktı.
Alt Hanım kalite kayıtlarına baktı.
Şikâyetlere baktı.
Sonra Ctrl’e baktı.
İkisi de aynı şeyi düşündü.
Ortada bir problem vardı.
Ve problem ortada kalmamalıydı.
Tam o sırada koridorun sonundan biri geldi.
Sessizdi.
Fazla yer kaplamıyordu.
Ama tek dokunuşla organizasyonda ciddi değişiklik yaratabiliyordu.
Adı:
Delete.
Hangi departmanın müdürü olduğunu söylemeye gerek yok.
Okuyucunun hayal gücünü kısıtlamayalım.
Eski çalışanların ona taktığı bir lakap vardı:
Son Personel Bükücü.
Delete sorunu dinledi.
Ctrl:
“Üretimde performans problemi var.”
Alt Hanım:
“Kalitedeki bazı arkadaşların da biraz daha sahiplenmesi gerekiyor.”
Delete bir süre düşündü.
Sonra masaya biraz daha yaklaştı.
Ctrl sağ tarafına geçti.
Alt Hanım sol tarafına.
Üçü birbirine baktı.
Uzun zamandır ilk kez herkes ne yapacağını biliyor gibiydi.
Ctrl.
Alt.
Delete.
Üç tuşa aynı anda basıldı.
...
Buradan sonrasını anlatmaya gerek yok.
Bazı hikâyeler tamamlanmamalı.
Bazı ekranlar kapanır.
Bazıları yeniden açılır.
Bazı isimler organizasyon şemasından sessizce kaybolur.
Ve bazı tuşlar...
yerinde kalır.
---
Yazarın Notu
Delegasyon, görevi devretmektir; yöneticilik sorumluluğunu değil.
Yetki yukarıda kalırken sorumluluk sürekli aşağıya iniyorsa, problem çalışanların ne kadar “sahiplendiği” değil, sistemin nasıl yönetildiğidir.
Çünkü bazı sorunlar aşağıda doğmaz.
Yukarıda doğar, aşağıda birikir.
Teknik ve edebi yazılarla yazariz.com topluluğuna katkı sağlamaktadır.