O Ses Türkiye – Resul ( Çocukluğum ) http://www.youtube.com/misalrap

25
Nis

Ötesini Sen Düşün..

   Yazan: uzakulke   Kategori Alıntı

özledim seni

özledim seni

 

Bir ismine dolanır dilim
Elimde bitmek bilmeyen cigaram
Kokusuna doyamadıgım buharinda Arş a uzandıgım çay tadında gözlerin var ötesini sen düşün

Öyle işte . . .

25
Mar

Bakmayın

   Yazan: uzakulke   Kategori Alıntı

72346_10207938351110576_9188390350461782384_n

Bakmayın ”ben bırakmam” diyenlere
Bırakırlar azizim bırakırlar.
Mutluluğu kursağınızda
Acıyı sol tarafınızda
Hayallerinizi gözyaşlarınızda..
Kimi hevesi bittiği için
Kimi zorluklardan korktuğu için..
Kimi yetinemediği için..

……Leni Toli

Ötesi Şiir İşte

20
Mar

Göz yaşında..

   Yazan: uzakulke   Kategori Alıntı

golgeyim

Kapat Gözlerini..

18
Mar

Şırnak Gabar Dağı..

   Yazan: uzakulke   Kategori Alıntı

12871456_10153309330882665_4692564390074404198_n

6
Ara

Sevmenin Hakkı Özlemektir

   Yazan: uzakulke   Kategori Alıntı

ozlemek

Sevmenin Hakkı Özlemektir..

5
Ara

Unutmama Ramak Kalmışken

   Yazan: uzakulke   Kategori Alıntı

unutmak

 

Tamda seni unutmama ramak kalmış iken
neden belirdi ki suretin karşımda,
hani, keşke geçip gitseydin yanımdan
hiç olmamışsın gibi davranırdım belkide
yeniden duymak sesini , kaybettiğim çocukluk hatıralarımla tekrardan kavuşmak gibiydi,
gözlerimin derununa iliştirdiğin parlayan gözbebeklerine nazır yosun yeşili gözlerin doğa ile ilk kez tanışmak gibiydi,

Öylece yanımdan çekip gitseydin hani
belkide yusifi kör kuyularda yeniden sorgulamayacaktım gidişini
geceyi kendime yeniden dost etmiyecektim hani
belikide kış’ın dostu niyeti ile içecektim çay’ımı ve sigaramı
aklımda sen olmadan ,

Buraları sensizlikte sorma bana sakın

Soguk,ıssız ve nefessizce geçiyor işte ömür . . .

Öyle İşte . .

Murat Özçelik . . .

29
Eki

ÖYLE BUDALACA BİR ÖZLEME KAPILIYOR

   Yazan: uzakulke   Kategori Alıntı, Feyza Orhan

 

“Öyle budalaca bir özleme kapılıyor ”
Bir de özlem denen o şey var degil mi? Ne tuhaf şey ama. Iyi mi kötü mü bilemiyorsun hani. Sahi kişiye göre mi değişir özlemin iyiliği kötülüğü? Mesela seni özleyince ben kalbimin söküldüğünü hissediyorum çoğu zaman. Ya da böyle nefesimin kesildiğini, gözlerimin karardığını. Seni özlemek iyi bir şey değıl o vakit.. aslında merak ettiğim sen misin iyi olmayan yoksa özlem mi? Bu arada gerçekten sen iyi misin? Iyisin… iyi olmasan hissederdim. Çok pardon, özlemin ne olduğundan bahsediyorduk,

nereden geldi ki konu şimdi sana…

Feyza orhan

12
Eki

Tek Ayakkabı

   Yazan: uzakulke   Kategori Alıntı

Tek Ayakkabı

TEK AYAKKABI

Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini öntarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle.. Adam ona b
ir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti.Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:
– Küçükk!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!.
Çocuk, ona dönerek:
– Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik.
– Bence önemli değil!. diye, atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı ya da vicdanı.
Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü:
– Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.
Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:
– Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?
– Çok basit!. dedi, adam. Eğer yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak. Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükafat görecekler…
Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işaret ederek:
– Baktığın ayakkabı, sana yakışır!. dedi. Denemek ister misin?
Çocuk, başını yanlara sallayıp:
– Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün değil ki!.
İndirim sezonunu, senin için biraz öne alırım!. dedi adam. Bu durumda 20 liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder. Çocuk biraz düşünüp:
Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?
– Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da, sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım.
Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek:
– Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu.
– İkiye gidiyorum!. diye atıldı çocuk. Üçe geçtim sayılır.
– Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zaten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!.
Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi. İçerdeki raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek
– Benim satış işlemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.
– Şaka mı yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?
– Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi, adam. Antika eşyalardan haberin yok her halde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30- 40 lira eder.
Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları, üzerinden atabilmiş
değildi.Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya. Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:
– Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!..
Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu.
Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip:
– Babam haklıymış!. dedi. ‘Sakat olduğum için, üzülmeme hiç gerek yok!’
demişti.
* Her Rüzgar Savuracak Bir Toz bulur,
* Her Hayat Yaşanacak Bir Can Bulur,
* Her Umut Gerçekleşecek Bir Düş Bulur
* Bulunmayacak Tek Şey Senin Benzerindir.

 

8
Eki

Öldürüyor Beni

   Yazan: uzakulke   Kategori Alıntı

öldürüyor beni..

Sana söyleyemediğim sözleri içime atıyorum
Zaten söylesemde hiç birşey değişmeyecek
Sana yaklaştığım an uzak oluyor bana ellerin
Senden vazgeçtiğim anda nedense hep yakın
Seni sevmek; acıyla tatlıyı bir arada tatmak gibi..
Ne tamamiyle kopabiliyorum senden
Ne de sana kavuşabilmeyi başarabiliyorum
Sadece hayâllerde yaşayabiliyorum seni..
Ve hayâlim olarak kalacağını hissediyorum
İşte bu yüreğimi çok yakıyor be sevgili..
Seni severken ayrı olmak zor olsada
Sana hiç kavuşamayacak olmam eritiyor içimi
Ve sana kavuşanların güldüğüne şahit olmak
Yaşarken öldürüyor beni..
☼ ‘Tuğba Bal ☼



%d blogcu bunu beğendi: